Merhabalar ben irööm ve bu sayfada sizinle kitaplar, filmler, diziler ve gündem konuları hakkında kendi fikirlerimi paylaşacağım ve sohbet edeceğiz. Yorumlarınızı ve eleştirilerinizi bekliyorum. 🌚
Kasım 26, 2021
Eternals Film Eleştirisi
Kasım 09, 2021
Mine Film Eleştirisi
Kasım 02, 2021
Ayışığı Sokağı ve Korku Kitap Incelemesi
Ekim 31, 2021
Dan Brown Başlangıç Kitap Yorumu
Dune Film Eleştirisi
Eylül 27, 2021
Bir Delinin Güncesi - Petersburg Öyküleri Kitap Yorumu
Gogol uzun zamandır okumak istediğim ve merak ettiğim bir yazardı ve sonunda bu merakımı Petersburg Öyküleri isimli kitabı ile gidermiş oldum. Kitaplığıma hediye olarak eklenen bu kitabı iyi ki zaman kaybetmeden okumuşum diyorum. Her kitabın bir zamanı olduğunu düşünürüm ve bu kitabın da böyle bir zamanda elime geçmesi beni hem çok mutlu hem de çok tatmin etti. Uzun zamandır düzenli bir şekilde kitap okuyamama rağmen bu kitabı bir solukta okudum ve bu durum da kitabı daha çok sevmeme sebep oldu.
Kitabı okurken suratımda ya muzip bir gülümseme ya da acı bir hüzün vardı. Sanırım kitap okurken yaşadığım duyguları tam da bu şekilde özetleyebilirim. Bazı bölümlerde karakterlerimiz yoğun acılar çekerken bazı bölümlerde karakterin yaşadığı bu acı durum sebebiyle gerçeklik algısını kaybetmesi gibi trajikomik durumları, iğneleyici bir anlatımla okuyoruz.
Sevgili yazar, o dönemki Rusya'da yaşanan yoksulluğu, sefaleti, hayatı öyle bir tasvir ediyor ki her şey film izlercesine gözlerimin önünden geçti. Karakterlerimizin yaşadığı hayat, düşündükleri, hissettikleri okuyucuya çok güzel bir şekilde aktarılıyor. Ayrıca yazarın belirgin şekilde kullandığı gerçek dışı ögeler, hikayeleri ayrı bir boyuta taşımış. Hikayelerin açıkçası en sevdiğim özelliği bu oldu. Özellikle Burun öyküsü en sevdiğim öykülerden oldu.
Benim okuduğum Can Yayınlara ait olan baskıda Bir Delinin Güncesi, Kaput (Palto), Burun, Fayton, Neva Caddesi öyküleri vardı. Bu kitabı Can Yayınlarından okumanızı gözüm kapalı öneririm çünkü çeviri gerçekten çok başarılıydı.
Yazara kesinlikle devam etmek istiyorum. Kitabı bitirdiğimde yazarın anlatım tarzı o kadar alışmıştım ki tadı damağımda kaldı. Kitabı okurken yazarın diğer yazarlara ya da o dönemde yaşanan sıkıntılara yaptığı ağır eleştirileri ve göndermeleri fark edeceksinizdir.
*"Keşke yaşayan biri olmasaydın. Şu dünyada sana
rastlamasam, yüreği esin dolu bir ressamın tablosu olarak tanısaydım seni! O
zaman resmin önünden ayrılmaz, hep seni seyreder, doya doya öperdim. Seninle
yaşar, seninle soluk alır, güzel hayalinle mutlu bir insan olurdum. Bundan
başka ne isterdim ki?"
Eylül 25, 2021
Kadınlar Ülkesi Kitap Yorumu
An itibariyle bu güzel kitabı bitirmiş bulunmaktayım. Okuduğum ilk bilim kurgu klasiğiydi ve bu tür klasiklere olan önyargımı yıkan bir kitaptı diyebilirim.
Konusu gerçekten çok güzeldi, yaşadığımız toplumun kalıplaşmış normlarını sorgulatacak, cinsiyet rollerini değiştirecek derece güçlü bir konusu ve anlatım tarzı vardı.
Başkarakterlerimizin -Terry hariç- kadınlara yaklaşımı, farklı kültürlere ve ırklara olan saygıları ve hoşgörüleri, toplumda kadınının üstünde oluşan baskı ve önyargıya karşı olan sorgulamaları beni çok etkiledi.
Tüm kitap boyunca, alışkın olmadığımız bir toplum görüyoruz ve bu toplumu en ince ayrıntılarına kadar inceleyip anlamlandırmaya çalışıyoruz. Bu noktada eminim ki konuyu ilgi çekici bulmayacak okuyucar olabilir ancak kitap, toplum hakkındaki bilgileri bize kademeli ve yavaş yavaş verdiği için sıkılmaktan çok hiç gitmediğiniz bir ülkeye gitmiş ve hiç bilmediğiniz bir kültürü öğreniyor gibi hissediyorsunuz.
Son zamanlarda bu düşünce yapısına çok şahit olmasak da kadını güçsüz ve her zaman erkekten daha aşağı gören zihniyete sahip bir toplumda yaşayan üç erkeğin, içinde sadece kadınları barındıran ve bağımsız, zeki kadınların olduğu bir ülkeye gitmesini okuyoruz.
Bu üç erkeğin kadına karşı olan bakış açısının değişimini izlemek beni çok mutlu etti ve gururlandırdı. Ne yazık ki kitapta konu alınan tarza saçma ve ataerkil düşünce yapılarının hâlâ varolduğunu bilsem de bu ütopyayı okumak, gelecekte her şeyin çok daha güzel olacağına dair umutlarımı yeşertti diyebilirim.
Özellikle kitap geçtiği dönem şartlarında kadına verilen değeri ve yanlış tutumu gözler önüne seriyor. Yıllar içinde kadın haklarında ve kadının toplumdaki statüsü hakkında düşünmeye sevk edecek ve bunu daha da geliştirmek adına birçok insanı harekete geçirebilecek bir kitap.
Konudan uzaklaşıp yazım tarzına gelecek olursam oldukça sade ve açıklayıcı bir dile sahip bir kitaptı. Klasik olarak adlandırılması sebebiyle aman gözünüz korkmasın. Kısa sürede okunabilecek ama yine de sindirerek okumanızı önerebileceğim bir kitaptı. Herkese iyi okumalar dilerim efendim...
8/10
Eylül 22, 2021
ALINTI KÖŞESİ - GOTHE - GENÇ WERTHER'İN ACILARI
GENÇ WERTHER'İN ACILARI
GOTHE
PANAMA YAYINCILIK - KLASİKLER
* İnsanların gücü ve yaratıcılığı avuç içi kadar bir çerçeveye sıkışmış; ellerinden fazla bir şey gelmiyor. Dikkat ediniz, bizim tüm gücümüzle savaşımız sadece geçinmemize ve barınmamıza yarıyor. Yani mahrumiyetlerle geçen şu hayatı uzatmaktan başka bir şey değil yaşamak.
* Ah ey dostlar! İlham ırmakları neden böyle ender coşup taşıyor? Onun dalgalarının yükselmesi ve gelip sizin mıymıntı ruhlarınızı sarsması niye böyle ender oluyor? Niye, biliyor musunuz? Sevgili dostlarım, bunun nedeni şu: O ırmak boyunun iki yanında oturan ağırbaşlı, düşünceli kimseler, fidanlıklarını, kulübelerini, seralarını, bağlarını, bahçelerini sel basmasın diye setler yaparlar; çukurlar, kanallar açarlar ve korktukları tehlikenin önünü böyle yaparak kapatmış olurlar, Evet, işte bu yüzden dahiyane yapıtlar azdır!
* O günden beridir güneşi, ayı ve yıldızları kendi hallerine bıraktım. Çünkü benim için ne gece, ne de gündüz ayrımı kaldı. Tüm evren silindi ve sadece o kaldı.
* Beni sevdiğini anladığımdan beridir kendi gözümdeki değerim ne çok arttı!
* İnsanı gerekli kılan tek şey kuşkusuz sevgidir.
* Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda yıkımının da nedeni olabiliyor?
* Ruhlarımızın akışlarındaki bu benzerliği keşfettiğimizde, bu onun ne kadar da hoşuna gitmişti, Tanrım!
* Boş veren bir insan... Bu söz nasıl oldu da kalemimin ucuna geldi? Gülüyorum! Ben de biraz olsun öyle olabilseydim, dünyanın en mutlu insanı olurdum.
* Keyif adıyla insanların yanına kar kalabilen tüm bu şeyler, bende çok iyi izlenimler bırakıyor. Böyle olmalı ki, o zaman bende var olan ve kullanılmadığı için paslanmaya başlayan bazı gizli duyguların olduğunu anımsayayım! Bunun anımsanması bazen kalbime sıkıntı veriyor. Çünkü anlaşılmamak birçok kişinin olduğu kadar benim de yazgımdır!
* Kendime, kendi içime bakıyorum ve orada devasa bir evren buluyorum. Fakat bu evrende hayat ve devinimden çok, anlamlı sezgiler ve şüpheli arzular var. O zaman her şey karşımda yıkılıyor ve ben gülümsüyorum, sürekli bir dalgınlıkla düşünerek bir girdabın derinliklerine dalıyorum.
* İnsanın iç huzuru büyük bir nimettir dostum. Fakat ne olurdu, bu değerli huzurun bulunmasının zorluğu kadar, yitirilmesi de zor olsaydı!
Eylül 19, 2021
Atonement - Kefaret Film İncelemesi
Oldukça durağan, içinde aşk, savaş, iftira gibi
çeşitli konuların olduğu, aşırı kaliteli görüntü ve güzel oyunculuklara sahip
olan, kitaptan uyarlama bir dram filmi. Bütün film boyunca en keyif aldığım şey
görüntüler, mekanlar ve ışık kullanımıydı. Özellikle loş sahnelerde bile
görüntüler o kadar güzeldi ki anlatamam. Film, yaşanan trajik bir olayın ardından
tüm karakterlerin hayatlarına nasıl devam ettiğini ve nasıl etkilendiklerini
anlatıyor. Oyunculukların güzel olduğunu düşünüyorum özellikle James McAvoy
beyefendinin performansını çok üst seviyede ve çok başarılı buldum. İzlediğim
tüm filmlerinde de ayrı bir keyif ve heyecan duyduğumu söyleyebilirim.
Film boyunca çeşitli sahnelerde geri dönüş yöntemi
kullanılmış ve filme ayrı bir hava kattığını düşünüyorum. Bu yöntem kesinlikle
filme daha da odaklanmamı sağladı ve filmi benim için daha akıcı bir hale getirdi.
Saoirse Ronan da yaşı çok küçük olmasına rağmen mükemmel bir oyunculuk
sergilemiş.
Ayrıca film, özellikle savaşın konu alındığı bölümlerde uzun
süreli sahneleriyle beni çok etkiledi.
Son olarak bir dram filmi izlemek istiyorsanız
bakabileceğiniz kaliteli bir film ve kesinlikle öneririm ancak durağan
filmlerden hoşlanmayan insanları sıkabilir diye tahmin ediyorum.
Şimdiden herkese iyi seyirler...
8/10
MODERN FAMİLY DİZİ İNCELEMESİ
Ne yazık ki uzun bir maceranın sonuna geldik. Dizi
hakkında iyi yorumlar duyduktan sonra biraz açayım deyip başından kalkamadan 11
sezonu bitirmiş bulunmaktayım.
Benim için çok güzel ve özel bir macera oldu. Tüm sezonlar
boyunca yer yer kahkaha atarak yer yer ağlayarak bu aileyi tanımış oldum. İyi
ki başlamışım ve keşke hiç bitmeseydi dediğim bir serüvendi.
Bütün karakterlerin yıllar boyunca nasıl geliştiklerine ve nasıl değiştiklerine
tanık oluyoruz. Ayrıca söylemeliyim ki izlediğim diziler ve filmler arasında en
tuhaf, samimi ve eğlenceli karakterlere sahip olan diziydi.
7 ve 8. sezon haricinde gram sıkılmadan izledim ancak bu sezonlarda dizi
tıkanmaya başlıyor ve artık hep aynı olayların olduğu, karakterlerin hep aynı
hatayı yaptığı ve aynı şekilde hatasını düzelttiği bir diziye dönüşüyor.
Açıkçası 9. sezon itibariyle öyle bir sorun olduğunu düşünmüyorum hatta son 2
sezonda her şey çok daha hızlı değişiyor ve tüm karakterlerle birlikte birlikte
biz de bu değişime tanık oluyoruz. Olumsuz düşüncelerim bu kadardı.
Genel anlamda çok sevdiğim bir dizi oldu. Özellikle son bölümünde beni hüngür
hüngür ağlattı ve içim buruk kaldı.
Dizinin en sevdiğim özelliği her karakterin birbirinden ilginç olmasıydı. Keşke
böyle bir ailenin içinde bulunsaydım diye düşündüm. Her bölüm ayrı bir kaos
ayrı bir eğlence vardı.
Oyunculuklar kusursuzdu. 4. duvarın sürekli olarak yıkılması da bana çok keyif
verdi.
Uzun soluklu güzel bir diziye başlamak istiyorsanız sizi Modern Family'ye
alalım.
İyi seyirler efendim...
10/10
Temmuz 28, 2021
BLACK WIDOW FILM ELEŞTIRISI
Temmuz 26, 2021
FÜREYA KİTAP İNCELEMESI
Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk kadın seramik sanatçısı
olan Füreya'nın hayat hikayesini, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki yoksul ve
soylu halk kesimlerinin değişimini, yaşadıklarını, ülkenin adaptasyon sürecini
ve Füreya'nın bağımsız, özgür bir kadın sanatçı olma macerasını okuyoruz.
Biyografi türünde olan bu eser sizi hiç sıkmadan, yeni tanıştığınız birinin
size kendini anlatması gibi, geri dönüş tekniği ile bu ilginç ve çalkantılı
hayatı bizlere sunuyor. Biyografi okumaya karşı önyargılıysanız lütfen bu
kitabı okuyarak bütün tabularınızı yıkın. Açıkçası kendi adıma biyografi
kitaplarına, yazılarına karşı olan düşüncelerimi değiştirdiğini
söyleyebilirim. Çünkü gerçekten çok güzel bir kitap ve serüvendi. Bütün bu
süreç boyunca kitap okumaktan çok bir insanın yaşamını izlemiş gibi hissettim,
sanki Füreya ile büyüdüm, onunla yaşlandım, bütün olaylar yaşanırken yanı
başında gibi hissettim. Çok etkileyici bir kitap ve kişiyle tanışmış oldum.
Ayrıca belirtmeliyim ki Ayşe Kulin'in harika bir
anlatımı ve tarzı var. Kitaptan bu kadar etkilenmemin sebebi Kulin'in karakteri
bu kadar güzel anlayıp analiz etmesi ve bunu o güzel kalemiyle anlatması oldu.
Kitabı bizzat Füreya'nın ağzından okusam muhtemelen bu kadar
etkilenmezdim. Ayşe Kulin adına çok güzel bir başlangıç ve deneyim oldu benim
için. Yazarın diğer kitaplarına hız kesmeden devam etmek istiyorum.
Birçok kişi için aydınlanma yaratacak bir kitap
olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Füreya tüm zorluklara, tüm yaşananlara göğüs
gerip hâlâ içindeki sanat aşkını ve yaşama sevincini sürdürmeye çalışıyor.
Bunun da karakterimizin en güzel ve en güçlü özelliği olduğunu düşünüyorum.
Kitap biyografi tarzında olsa da birçok tarihi olayı ve
hikayeyi de bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda tarihteki önemli
karakterleri, yazarları, şairleri, ressamları, savaş kahramanları içeriyor.
Özellikle Atatürk'ün geçtiği bölümler beni çok mutlu etti ve gözlerim dolu dolu
okudum diyebilirim.
Sonuç olarak çok sevdiğim bir kitap oldu. Biyografi türüne
veya Ayşe Kulin'e başlamak istiyorsanız gözünüz kapalı öneririm.
Ayrıca kitabın son kısımlarında olan fotoğraflar - özellikle
Ara Güler'e ait olanlar - hikayeyi çok güzel bir şekilde sonlandırmıştı. Ancak
benim önerim tüm kitabı okuduktan sonra fotoğraflara bakmanız olacak. Şimdiden
herkese iyi okumalar dilerim, okur kalın.!
Sevdiğim Alıntılar:
"Bugünün insanı," dedi Füreya. "Bir boşluğa
doğru gidiyorlar, baksana. Kişiliklerini yitirmişler. Ruhları ölü. Beklentileri
yok. Yaşamıyorlar. Belki de çok şeyleri var ama hiçbir şeyleri yok
gibi."
Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü.
Burası Türkiye. Burada sanatçılar, yazarlar, müzisyenler
hiçbir zaman onları zengin etmeye yetecek parayı kazanamazlar. Gerçek
sanatçılar her zaman olduğu gibi, yine yolsuz. Olsun! Belki de yaratıcı
olabilmenin bir bedelidir yoksulluğun verdiği tevekkül ve
alçakgönüllülük.
Yaşam, insanlara affetmeyi de öğretiyor, ölümü kanıksamayı
da. Ölüm! Soğuk, antipatik, siyah renkli sözcük. Ne çok ölüm yaşıyor insan
hayatı boyunca.
''Hiç düş kırıklığına
uğramayanlar, hiç umut beslememiş olanlardır. ''
Bernard Shaw
Ocak 24, 2021
Veronika Ölmek İstiyor Kitap Yorumu
VERONİKA ÖLMEK İSTİYOR
Böyle bir işe böyle bir kitap ile başlamak benim için büyük bir şans oldu. Çünkü kitabı okuduktan sonra kafamda çok fazla şey döndü, bana çok şey kattığını, kitaba başladığımda ve bitirdiğimde farklı şeyler düşündüğümü, olgunlaştığımı hissettim. Tabii ki herkes benim kadar etkilenmemiş olabilir bunun sebebini okuyanın yaşına, hayat tarzına yorabilirim. Benim de etkilenmemin sebebini uzun zamandır zor bir dönemden geçmeme yoruyorum.
Neyse biz artık kitabı incelemeye geçelim. Konusundan bahsedecek olursak; hayattan artık zevk alamayan, hayatın tamamen sıkıcı bir rutinden oluştuğunu düşünen Veronika isimli karakterimizin yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bütün bunların üzerine başarısız bir intihar girişiminin ardından kendini şehrin en ünlü hastanesinde bulur. Kısa bir ömrünün kaldığını öğrenen Veronika ölümünü büyük bir soğukkanlılıkla beklemeye başlar. Biz de bu büyük korku ve bekleyiş ile birlikte kendini keşfetmesini, tüm düzeni sorgulamasını, aşkı bulmasını okuyoruz.
Benim yorumuma gelirsek kesinlikle etkileyici bir kitap olduğunu, toplumun bütün normlarını sarsacak derece sorgulayıcı, hayatın tüm güzelliklerini fark etmemize yarayacak kadar farkındalık yaratacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ölmeden önce kesinlikle okumalısınız. Kitabın sonuna gelirsek bence çok güzel bir şekilde bağlandı ve kitabın etkileyiciliğini arttırdı. Psikoloji konusuna zaten çok ilgiliydim bu yönden de beni çok tatmin etti. Demem o ki olaydan daha çok duygusal durumlar işlenmiş ve bu durum birçok okuyucunun ilgisini çekmeyebilir. Bunu bilerek okumanızı tavsiye ederim.
Karakterlere değinmeden olmaz. Her karakterin özellikle yaratıldığı o kadar belli ki. Tüm karakterler çok güçlü ve her birinin değindiği önemli bir konusu ve davası var. Sadece bunlar için bile okunabilir.
1998 yılında yazılmış bir roman olsa da günümüze ışık tutan bir kitap eğer böyle bir önyargı ile kitabı okumazsanız çok önemli bir değeri kaybetmiş olursunuz.
Yazım dili anlaşılır ve sade olsa da kitabı bitirdikten sonra her insanın farklı şeyler kazanabileceğini, kendi hangi yönden eksikse o yönden tamamlayabileceğini düşünüyorum. Benim yorumlarım bu kadar ve bu yorumumu bir cümle ile bitirmek istiyorum. Yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim takipte kalın.
HERKESİN NE OLURSA OLSUN HAYATTA KALMAK İÇİN SAVAŞ VERDİĞİ BİR DÜNYADA, ÖLMEYE KARAR VERENLERİ ANLAMAK KOLAY MI ?
Kızıl Veba Kitap İncelemesi
Covid-19'u ve pandemi dönemini en ağır şartlarıyla atlatan bir nesil olarak o zamanları atlattıktan sonra bu kitabı okumak farklı bi...
-
Oldukça durağan, içinde aşk, savaş, iftira gibi çeşitli konuların olduğu, aşırı kaliteli görüntü ve güzel oyunculuklara sahip olan, kitapta...





