türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kasım 26, 2021

Eternals Film Eleştirisi

Uzun zaman sonra en eğlenerek izlediğim Marvel filmi oldu. Yine sinemada izlediğim bir filmdi, bu yüzden görüntüler ve ses kalitesinin tadını çıkartarak ve bolca eğlenerek izledim. Süper kahraman filmlerinden pek haz etmem ama nedenini de bilmediğim şekilde bu filmden çok keyif aldım. Filmin içinde çok sevdiğim oyuncular vardı ve bence her biri çok güzel tat katmış. Hatta o kadar fazla ünlü vardı ki film boyunca en yakın arkadaşımla aaa biz bunu nereden tanıyoruz, bu adam şu filmde oynuyordu diye düşündük. 
Marvel dünyasına pek hakim olmasam da asla yabancılık çekmedim ve anlamadığım bir nokta olmadı. Kafanızda böyle bir soru işareti varsa bence şüphe etmeden gidebilirsiniz sadece muhtemelen daha az ayrıntı fark edeceksiniz. 
Son olarak after creditste Harry Styles'ı görmek beni acayip keyiflendirdi ama bir anlamda da şüpheye düşürdü.
Marvel evrenine yeni yüzlerin girmesini, birçok kişinin olumsuz eleştirdiğini ve önyargılı olduğunu gördüm ama bu durum benim hoşuma gitti.
 Serinin devamında ne olacak gerçekten merak ediyorum. Bu merak ve heyecan duygusunu ilk defa bir Marvel filmine karşı hissediyorum. Devamını takip edeceğim kesinlikle. 
Filmi izlemeyi düşünüyorsanız bence bir şans verin en fazla birkaç saatliğine güzel vakit geçirirsiniz. Şimdiden herkese iyi seyirler...

Eylül 27, 2021

Bir Delinin Güncesi - Petersburg Öyküleri Kitap Yorumu

 Gogol uzun zamandır okumak istediğim ve merak ettiğim bir yazardı ve sonunda bu merakımı Petersburg Öyküleri isimli kitabı ile gidermiş oldum. Kitaplığıma hediye olarak eklenen bu kitabı iyi ki zaman kaybetmeden okumuşum diyorum. Her kitabın bir zamanı olduğunu düşünürüm ve bu kitabın da böyle bir zamanda elime geçmesi beni hem çok mutlu hem de çok tatmin etti. Uzun zamandır düzenli bir şekilde kitap okuyamama rağmen bu kitabı bir solukta okudum ve bu durum da kitabı daha çok sevmeme sebep oldu. 

Kitabı okurken suratımda ya muzip bir gülümseme ya da acı bir hüzün vardı. Sanırım kitap okurken yaşadığım duyguları tam da bu şekilde özetleyebilirim. Bazı bölümlerde karakterlerimiz yoğun acılar çekerken bazı bölümlerde karakterin yaşadığı bu acı durum sebebiyle gerçeklik algısını kaybetmesi gibi trajikomik durumları, iğneleyici bir anlatımla okuyoruz.

Sevgili yazar, o dönemki Rusya'da yaşanan yoksulluğu, sefaleti, hayatı öyle bir tasvir ediyor ki her şey film izlercesine gözlerimin önünden geçti. Karakterlerimizin yaşadığı hayat, düşündükleri, hissettikleri okuyucuya çok güzel bir şekilde aktarılıyor. Ayrıca yazarın belirgin şekilde kullandığı gerçek dışı ögeler, hikayeleri ayrı bir boyuta taşımış. Hikayelerin açıkçası en sevdiğim özelliği bu oldu. Özellikle Burun öyküsü en sevdiğim öykülerden oldu. 

Benim okuduğum Can Yayınlara ait olan baskıda Bir Delinin Güncesi, Kaput (Palto), Burun, Fayton, Neva Caddesi öyküleri vardı. Bu kitabı Can Yayınlarından okumanızı gözüm kapalı öneririm çünkü çeviri gerçekten çok başarılıydı.

Yazara kesinlikle devam etmek istiyorum. Kitabı bitirdiğimde yazarın anlatım tarzı o kadar alışmıştım ki tadı damağımda kaldı. Kitabı okurken yazarın diğer yazarlara ya da o dönemde yaşanan sıkıntılara yaptığı ağır eleştirileri ve göndermeleri fark edeceksinizdir.

*"Keşke yaşayan biri olmasaydın. Şu dünyada sana rastlamasam, yüreği esin dolu bir ressamın tablosu olarak tanısaydım seni! O zaman resmin önünden ayrılmaz, hep seni seyreder, doya doya öperdim. Seninle yaşar, seninle soluk alır, güzel hayalinle mutlu bir insan olurdum. Bundan başka ne isterdim ki?"


Temmuz 26, 2021

FÜREYA KİTAP İNCELEMESI

 

 Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya'nın hayat hikayesini, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki yoksul ve soylu halk kesimlerinin değişimini, yaşadıklarını, ülkenin adaptasyon sürecini ve Füreya'nın bağımsız, özgür bir kadın sanatçı olma macerasını okuyoruz. Biyografi türünde olan bu eser sizi hiç sıkmadan, yeni tanıştığınız birinin size kendini anlatması gibi, geri dönüş tekniği ile bu ilginç ve çalkantılı hayatı bizlere sunuyor. Biyografi okumaya karşı önyargılıysanız lütfen bu kitabı okuyarak bütün tabularınızı yıkın. Açıkçası kendi adıma biyografi kitaplarına, yazılarına karşı olan düşüncelerimi değiştirdiğini söyleyebilirim. Çünkü gerçekten çok güzel bir kitap ve serüvendi. Bütün bu süreç boyunca kitap okumaktan çok bir insanın yaşamını izlemiş gibi hissettim, sanki Füreya ile büyüdüm, onunla yaşlandım, bütün olaylar yaşanırken yanı başında gibi hissettim. Çok etkileyici bir kitap ve kişiyle tanışmış oldum.

 Ayrıca belirtmeliyim ki Ayşe Kulin'in harika bir anlatımı ve tarzı var. Kitaptan bu kadar etkilenmemin sebebi Kulin'in karakteri bu kadar güzel anlayıp analiz etmesi ve bunu o güzel kalemiyle anlatması oldu. Kitabı bizzat Füreya'nın ağzından okusam muhtemelen bu kadar etkilenmezdim. Ayşe Kulin adına çok güzel bir başlangıç ve deneyim oldu benim için. Yazarın diğer kitaplarına hız kesmeden devam etmek istiyorum. 

Birçok kişi için aydınlanma yaratacak bir kitap olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Füreya tüm zorluklara, tüm yaşananlara göğüs gerip hâlâ içindeki sanat aşkını ve yaşama sevincini sürdürmeye çalışıyor. Bunun da karakterimizin en güzel ve en güçlü özelliği olduğunu düşünüyorum.

Kitap biyografi tarzında olsa da birçok tarihi olayı ve hikayeyi de bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda tarihteki önemli karakterleri, yazarları, şairleri, ressamları, savaş kahramanları içeriyor. Özellikle Atatürk'ün geçtiği bölümler beni çok mutlu etti ve gözlerim dolu dolu okudum diyebilirim.

Sonuç olarak çok sevdiğim bir kitap oldu. Biyografi türüne veya Ayşe Kulin'e başlamak istiyorsanız gözünüz kapalı öneririm.

Ayrıca kitabın son kısımlarında olan fotoğraflar - özellikle Ara Güler'e ait olanlar - hikayeyi çok güzel bir şekilde sonlandırmıştı. Ancak benim önerim tüm kitabı okuduktan sonra fotoğraflara bakmanız olacak. Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim, okur kalın.!



Sevdiğim Alıntılar:

"Bugünün insanı," dedi Füreya. "Bir boşluğa doğru gidiyorlar, baksana. Kişiliklerini yitirmişler. Ruhları ölü. Beklentileri yok. Yaşamıyorlar. Belki de çok şeyleri var ama hiçbir şeyleri yok gibi." 

Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü.

Burası Türkiye. Burada sanatçılar, yazarlar, müzisyenler hiçbir zaman onları zengin etmeye yetecek parayı kazanamazlar. Gerçek sanatçılar her zaman olduğu gibi, yine yolsuz. Olsun! Belki de yaratıcı olabilmenin bir bedelidir yoksulluğun verdiği tevekkül ve alçakgönüllülük. 

Yaşam, insanlara affetmeyi de öğretiyor, ölümü kanıksamayı da. Ölüm! Soğuk, antipatik, siyah renkli sözcük. Ne çok ölüm yaşıyor insan hayatı boyunca.

     ''Hiç düş kırıklığına uğramayanlar, hiç umut beslememiş olanlardır. ''

                               Bernard Shaw 

Kızıl Veba Kitap İncelemesi

    Covid-19'u ve pandemi dönemini en ağır şartlarıyla atlatan bir nesil olarak o zamanları atlattıktan sonra bu kitabı okumak farklı bi...