bookstagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bookstagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ocak 10, 2022

Genç Werther'in Acıları Kitap İncelemesi

 ilk yaz havası

beni niçin uyandırıyorsun

benimle niçin konuşuyor 

sevişmek istiyorsun

ben ise eriyorum

gökyüzünün damlalarıyla

solacak gibiyim

vakit yaklaşıyor

yakında kopacak fırtına

yapraklarımı dökecek 

yarın gelecek 

beni  tüm güzelliğimle görmüş yolcu

arayacak toprağın üstünde beni 

ama asla  bulamayacak


Bu güzel dizelerin ardından, bitirdikten sonra içinizde koca bir boşluk bırakacak bu güzel kitabı yorumlamaya başlayabiliriz. Yazıldığı dönemde büyük etki bırakan ve bu etkinin hala devam ettiği, zamanında birçok kişiyi intihar etmesi için gayretlendiren ve sebebi olan bu kitap, içinde büyük saplantılı bir aşkı ve aşıklarını, geçtiği dönem içindeki imkansızlığını çok karamsar ve ağır bir şekilde bizlere sunuyor. Kitap ne kadar anlaşılır olsa da çok sade bir dilde yazıldığını düşünmüyorum çünkü okurken bütün dikkatinizi de verseniz yer yer cümlelerin ağırlığı altında eziliyorsunuz. Okuduğum kadarıyla çok kısa sürede yazılan ve yazarın ilk romanı olan bir kitap. Buna rağmen harika bir anlatıma ve harika bir akışa sahip. Okuduğunuz zaman neden klasik olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Anlatımına biraz daha değinecek olursam kitapta altını çizmediğim neredeyse hiç bir sayfa olmadı. Cümleler, kelimeler o kadar özenle şeçilip dizilmiş ki Werther'in aşkına ikna olmamak için kalbinizin olmaması gerek. 

Gothe'den okuduğum ilk eserdi ve ikinci kez okumama rağmen yine aynı şekilde çok etkilendim. Kitap ve yazar hakkında olumsuz hiçbir yorumum yok ve eleştirecek haddi kendimde görmüyorum. Sadece bu konularda hassas olan kişilerin okumasını önermem onun dışında okuyacak yeterliliği olduğunu düşen herkese öneririm. 

10/10




Geçmiş günler,

 artık benim için

 anılara karışmış

 olacak. 

Kasım 26, 2021

Eternals Film Eleştirisi

Uzun zaman sonra en eğlenerek izlediğim Marvel filmi oldu. Yine sinemada izlediğim bir filmdi, bu yüzden görüntüler ve ses kalitesinin tadını çıkartarak ve bolca eğlenerek izledim. Süper kahraman filmlerinden pek haz etmem ama nedenini de bilmediğim şekilde bu filmden çok keyif aldım. Filmin içinde çok sevdiğim oyuncular vardı ve bence her biri çok güzel tat katmış. Hatta o kadar fazla ünlü vardı ki film boyunca en yakın arkadaşımla aaa biz bunu nereden tanıyoruz, bu adam şu filmde oynuyordu diye düşündük. 
Marvel dünyasına pek hakim olmasam da asla yabancılık çekmedim ve anlamadığım bir nokta olmadı. Kafanızda böyle bir soru işareti varsa bence şüphe etmeden gidebilirsiniz sadece muhtemelen daha az ayrıntı fark edeceksiniz. 
Son olarak after creditste Harry Styles'ı görmek beni acayip keyiflendirdi ama bir anlamda da şüpheye düşürdü.
Marvel evrenine yeni yüzlerin girmesini, birçok kişinin olumsuz eleştirdiğini ve önyargılı olduğunu gördüm ama bu durum benim hoşuma gitti.
 Serinin devamında ne olacak gerçekten merak ediyorum. Bu merak ve heyecan duygusunu ilk defa bir Marvel filmine karşı hissediyorum. Devamını takip edeceğim kesinlikle. 
Filmi izlemeyi düşünüyorsanız bence bir şans verin en fazla birkaç saatliğine güzel vakit geçirirsiniz. Şimdiden herkese iyi seyirler...

Kasım 02, 2021

Ayışığı Sokağı ve Korku Kitap Incelemesi

Bir anda aklıma esip başladığım ve bir saat içinde okuyup bitirdiğim ve yine sevdiğim bir öykü kitabı oldu. Stefan Zweig'ın bu kısa, karakterlerin psikolojik açıdan ayrıntılı anlatıldığı, hiç sıkmayan ve abartılı olmayan betimlemeleriyle yazdığı öykülerini okumak bana çok iyi geliyor. Zweig kısacık öykülerinden bile ortamı, karakterlerin derinliğini, yaşanan olayların travmatikliğini bence mükemmel anlatıyor. Yazım dili anlamında en sevdiğim yazarlardan biri ve ne yazarsan yazsın sıkılmadan okuyacağıma emin olduğum belki de tek yazar. 
Bu kitapta ise Ayışığı Sokağı ve Korku isimli iki öyküsü yer almakta. Ayışığı sokağı ilk sayfalarında önyargılı başladığım ama sonunu gayet beğenerek bitirdiğim bir öykü oldu. Açıkçası söylemek gerekirse yine çok kısa olsa da Bir Çöküşün Öyküsü beni çok daha etkilemişti ama yine bu öyküde de yeteri kadar duygu karmaşası yaşadım. Korku isimli öykü ise bence Ayışığı Sokağı'nı gölgede bırakmış. Tasvirler çok güzeldi ve okurken tamamen başkarakterlerimizin hissettiği yoğun korku ve stresi size de hissettirmeyi başaran bir hikaye. Olumsuz anlamda eleştireceğim hiçbir durum yok, Zweig sevenlerin okuması gereken bir kitap ve Zweig'a başlamak için de uygun kitap tercihi olduğunu düşünüyorum. 
Iyi okumalar dilerim efendim...

10/10

Eylül 27, 2021

Bir Delinin Güncesi - Petersburg Öyküleri Kitap Yorumu

 Gogol uzun zamandır okumak istediğim ve merak ettiğim bir yazardı ve sonunda bu merakımı Petersburg Öyküleri isimli kitabı ile gidermiş oldum. Kitaplığıma hediye olarak eklenen bu kitabı iyi ki zaman kaybetmeden okumuşum diyorum. Her kitabın bir zamanı olduğunu düşünürüm ve bu kitabın da böyle bir zamanda elime geçmesi beni hem çok mutlu hem de çok tatmin etti. Uzun zamandır düzenli bir şekilde kitap okuyamama rağmen bu kitabı bir solukta okudum ve bu durum da kitabı daha çok sevmeme sebep oldu. 

Kitabı okurken suratımda ya muzip bir gülümseme ya da acı bir hüzün vardı. Sanırım kitap okurken yaşadığım duyguları tam da bu şekilde özetleyebilirim. Bazı bölümlerde karakterlerimiz yoğun acılar çekerken bazı bölümlerde karakterin yaşadığı bu acı durum sebebiyle gerçeklik algısını kaybetmesi gibi trajikomik durumları, iğneleyici bir anlatımla okuyoruz.

Sevgili yazar, o dönemki Rusya'da yaşanan yoksulluğu, sefaleti, hayatı öyle bir tasvir ediyor ki her şey film izlercesine gözlerimin önünden geçti. Karakterlerimizin yaşadığı hayat, düşündükleri, hissettikleri okuyucuya çok güzel bir şekilde aktarılıyor. Ayrıca yazarın belirgin şekilde kullandığı gerçek dışı ögeler, hikayeleri ayrı bir boyuta taşımış. Hikayelerin açıkçası en sevdiğim özelliği bu oldu. Özellikle Burun öyküsü en sevdiğim öykülerden oldu. 

Benim okuduğum Can Yayınlara ait olan baskıda Bir Delinin Güncesi, Kaput (Palto), Burun, Fayton, Neva Caddesi öyküleri vardı. Bu kitabı Can Yayınlarından okumanızı gözüm kapalı öneririm çünkü çeviri gerçekten çok başarılıydı.

Yazara kesinlikle devam etmek istiyorum. Kitabı bitirdiğimde yazarın anlatım tarzı o kadar alışmıştım ki tadı damağımda kaldı. Kitabı okurken yazarın diğer yazarlara ya da o dönemde yaşanan sıkıntılara yaptığı ağır eleştirileri ve göndermeleri fark edeceksinizdir.

*"Keşke yaşayan biri olmasaydın. Şu dünyada sana rastlamasam, yüreği esin dolu bir ressamın tablosu olarak tanısaydım seni! O zaman resmin önünden ayrılmaz, hep seni seyreder, doya doya öperdim. Seninle yaşar, seninle soluk alır, güzel hayalinle mutlu bir insan olurdum. Bundan başka ne isterdim ki?"


Eylül 22, 2021

ALINTI KÖŞESİ - GOTHE - GENÇ WERTHER'İN ACILARI

 GENÇ WERTHER'İN ACILARI

GOTHE 

PANAMA YAYINCILIK - KLASİKLER

* İnsanların gücü ve yaratıcılığı avuç içi kadar bir çerçeveye sıkışmış; ellerinden fazla bir şey gelmiyor. Dikkat ediniz, bizim tüm gücümüzle savaşımız sadece geçinmemize ve barınmamıza yarıyor. Yani mahrumiyetlerle geçen şu hayatı uzatmaktan başka bir şey değil yaşamak. 

* Ah ey dostlar! İlham ırmakları neden böyle ender coşup taşıyor? Onun dalgalarının yükselmesi ve gelip sizin mıymıntı ruhlarınızı sarsması niye böyle ender oluyor? Niye, biliyor musunuz? Sevgili dostlarım, bunun nedeni şu: O ırmak boyunun iki yanında oturan ağırbaşlı, düşünceli kimseler, fidanlıklarını, kulübelerini, seralarını, bağlarını, bahçelerini sel basmasın diye setler yaparlar; çukurlar, kanallar açarlar ve korktukları tehlikenin önünü böyle yaparak kapatmış olurlar, Evet, işte bu yüzden dahiyane yapıtlar azdır! 

* O günden beridir güneşi, ayı ve yıldızları kendi hallerine bıraktım. Çünkü benim için ne gece, ne de gündüz ayrımı kaldı. Tüm evren silindi ve sadece o kaldı. 

* Beni sevdiğini anladığımdan beridir kendi gözümdeki değerim ne çok arttı! 

* İnsanı gerekli kılan tek şey kuşkusuz sevgidir. 

* Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda yıkımının da nedeni olabiliyor? 

* Ruhlarımızın akışlarındaki bu benzerliği keşfettiğimizde, bu onun ne kadar da hoşuna gitmişti, Tanrım! 

* Boş veren bir insan... Bu söz nasıl oldu da kalemimin ucuna geldi? Gülüyorum! Ben de biraz olsun öyle olabilseydim, dünyanın en mutlu insanı olurdum. 

* Keyif adıyla insanların yanına kar kalabilen tüm bu şeyler, bende çok iyi izlenimler bırakıyor. Böyle olmalı ki, o zaman bende var olan ve kullanılmadığı için paslanmaya başlayan bazı gizli duyguların olduğunu anımsayayım! Bunun anımsanması bazen kalbime sıkıntı veriyor. Çünkü anlaşılmamak birçok kişinin olduğu kadar benim de yazgımdır! 

* Kendime, kendi içime bakıyorum ve orada devasa bir evren buluyorum. Fakat bu evrende hayat ve devinimden çok, anlamlı sezgiler ve şüpheli arzular var. O zaman her şey karşımda yıkılıyor ve ben gülümsüyorum, sürekli bir dalgınlıkla düşünerek bir girdabın derinliklerine dalıyorum. 

* İnsanın iç huzuru büyük bir nimettir dostum. Fakat ne olurdu, bu değerli huzurun bulunmasının zorluğu kadar, yitirilmesi de zor olsaydı!



Temmuz 26, 2021

FÜREYA KİTAP İNCELEMESI

 

 Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya'nın hayat hikayesini, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki yoksul ve soylu halk kesimlerinin değişimini, yaşadıklarını, ülkenin adaptasyon sürecini ve Füreya'nın bağımsız, özgür bir kadın sanatçı olma macerasını okuyoruz. Biyografi türünde olan bu eser sizi hiç sıkmadan, yeni tanıştığınız birinin size kendini anlatması gibi, geri dönüş tekniği ile bu ilginç ve çalkantılı hayatı bizlere sunuyor. Biyografi okumaya karşı önyargılıysanız lütfen bu kitabı okuyarak bütün tabularınızı yıkın. Açıkçası kendi adıma biyografi kitaplarına, yazılarına karşı olan düşüncelerimi değiştirdiğini söyleyebilirim. Çünkü gerçekten çok güzel bir kitap ve serüvendi. Bütün bu süreç boyunca kitap okumaktan çok bir insanın yaşamını izlemiş gibi hissettim, sanki Füreya ile büyüdüm, onunla yaşlandım, bütün olaylar yaşanırken yanı başında gibi hissettim. Çok etkileyici bir kitap ve kişiyle tanışmış oldum.

 Ayrıca belirtmeliyim ki Ayşe Kulin'in harika bir anlatımı ve tarzı var. Kitaptan bu kadar etkilenmemin sebebi Kulin'in karakteri bu kadar güzel anlayıp analiz etmesi ve bunu o güzel kalemiyle anlatması oldu. Kitabı bizzat Füreya'nın ağzından okusam muhtemelen bu kadar etkilenmezdim. Ayşe Kulin adına çok güzel bir başlangıç ve deneyim oldu benim için. Yazarın diğer kitaplarına hız kesmeden devam etmek istiyorum. 

Birçok kişi için aydınlanma yaratacak bir kitap olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Füreya tüm zorluklara, tüm yaşananlara göğüs gerip hâlâ içindeki sanat aşkını ve yaşama sevincini sürdürmeye çalışıyor. Bunun da karakterimizin en güzel ve en güçlü özelliği olduğunu düşünüyorum.

Kitap biyografi tarzında olsa da birçok tarihi olayı ve hikayeyi de bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda tarihteki önemli karakterleri, yazarları, şairleri, ressamları, savaş kahramanları içeriyor. Özellikle Atatürk'ün geçtiği bölümler beni çok mutlu etti ve gözlerim dolu dolu okudum diyebilirim.

Sonuç olarak çok sevdiğim bir kitap oldu. Biyografi türüne veya Ayşe Kulin'e başlamak istiyorsanız gözünüz kapalı öneririm.

Ayrıca kitabın son kısımlarında olan fotoğraflar - özellikle Ara Güler'e ait olanlar - hikayeyi çok güzel bir şekilde sonlandırmıştı. Ancak benim önerim tüm kitabı okuduktan sonra fotoğraflara bakmanız olacak. Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim, okur kalın.!



Sevdiğim Alıntılar:

"Bugünün insanı," dedi Füreya. "Bir boşluğa doğru gidiyorlar, baksana. Kişiliklerini yitirmişler. Ruhları ölü. Beklentileri yok. Yaşamıyorlar. Belki de çok şeyleri var ama hiçbir şeyleri yok gibi." 

Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü.

Burası Türkiye. Burada sanatçılar, yazarlar, müzisyenler hiçbir zaman onları zengin etmeye yetecek parayı kazanamazlar. Gerçek sanatçılar her zaman olduğu gibi, yine yolsuz. Olsun! Belki de yaratıcı olabilmenin bir bedelidir yoksulluğun verdiği tevekkül ve alçakgönüllülük. 

Yaşam, insanlara affetmeyi de öğretiyor, ölümü kanıksamayı da. Ölüm! Soğuk, antipatik, siyah renkli sözcük. Ne çok ölüm yaşıyor insan hayatı boyunca.

     ''Hiç düş kırıklığına uğramayanlar, hiç umut beslememiş olanlardır. ''

                               Bernard Shaw 

Ocak 24, 2021

Veronika Ölmek İstiyor Kitap Yorumu

 


                       VERONİKA ÖLMEK İSTİYOR

Böyle bir işe böyle bir kitap ile başlamak benim için büyük bir şans oldu. Çünkü kitabı okuduktan sonra kafamda çok fazla şey döndü, bana çok şey kattığını,  kitaba başladığımda ve bitirdiğimde farklı şeyler düşündüğümü,  olgunlaştığımı hissettim. Tabii ki herkes benim kadar etkilenmemiş olabilir bunun sebebini okuyanın yaşına, hayat tarzına yorabilirim. Benim de etkilenmemin sebebini uzun zamandır zor bir dönemden geçmeme yoruyorum. 

Neyse biz artık kitabı  incelemeye geçelim. Konusundan bahsedecek  olursak; hayattan artık zevk alamayan, hayatın tamamen sıkıcı bir rutinden oluştuğunu düşünen Veronika isimli karakterimizin yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bütün bunların üzerine başarısız bir intihar girişiminin ardından kendini şehrin en ünlü hastanesinde bulur. Kısa bir ömrünün kaldığını öğrenen Veronika ölümünü büyük bir soğukkanlılıkla beklemeye başlar. Biz de bu büyük korku ve bekleyiş ile birlikte kendini keşfetmesini, tüm düzeni sorgulamasını, aşkı bulmasını okuyoruz. 

Benim yorumuma gelirsek kesinlikle etkileyici bir kitap olduğunu, toplumun bütün normlarını sarsacak derece sorgulayıcı, hayatın tüm güzelliklerini fark etmemize yarayacak kadar farkındalık yaratacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ölmeden önce kesinlikle okumalısınız. Kitabın sonuna gelirsek bence çok güzel bir şekilde bağlandı ve kitabın etkileyiciliğini arttırdı. Psikoloji konusuna zaten çok ilgiliydim bu yönden de beni çok tatmin etti. Demem o ki olaydan daha çok duygusal durumlar işlenmiş ve bu durum birçok okuyucunun ilgisini çekmeyebilir. Bunu bilerek okumanızı tavsiye ederim. 

Karakterlere değinmeden olmaz. Her karakterin özellikle yaratıldığı o kadar belli ki. Tüm karakterler çok güçlü ve her birinin değindiği önemli bir konusu ve davası var. Sadece bunlar için bile okunabilir. 

1998 yılında yazılmış bir roman olsa da günümüze ışık tutan bir kitap eğer böyle bir önyargı ile kitabı okumazsanız çok önemli bir değeri kaybetmiş olursunuz.

Yazım dili anlaşılır ve sade olsa da kitabı bitirdikten sonra her insanın farklı şeyler kazanabileceğini, kendi hangi yönden eksikse o yönden tamamlayabileceğini düşünüyorum. Benim  yorumlarım bu kadar ve bu yorumumu bir cümle ile bitirmek istiyorum. Yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim takipte kalın. 

HERKESİN NE OLURSA OLSUN HAYATTA KALMAK İÇİN SAVAŞ VERDİĞİ BİR DÜNYADA, ÖLMEYE KARAR VERENLERİ ANLAMAK KOLAY MI ?


                                      




Kızıl Veba Kitap İncelemesi

    Covid-19'u ve pandemi dönemini en ağır şartlarıyla atlatan bir nesil olarak o zamanları atlattıktan sonra bu kitabı okumak farklı bi...