kitap incelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap incelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 16, 2023

Kızıl Veba Kitap İncelemesi

    Covid-19'u ve pandemi dönemini en ağır şartlarıyla atlatan bir nesil olarak o zamanları atlattıktan sonra bu kitabı okumak farklı bir deneyim oldu benim için. Eminim Dünya çapında salgın hastalığa tanık olmasam da bu denli etkilenirdim.
 En sevdiğim yazarlardan biri olan Jack Londan, 1910'lu yıllarda yüz yıl sonrasını hayal ederek bu kitabı yayımlıyor. Hatırlatmalıyım ki yazar kendi yaşamı boyunca hiç salgın hastalığa şahit olmuyor, kitabı tamamen kendi hayal gücünden ve araştırmalarından oluşturuyor. Kıyamet edebiyatının öncülerinden olan bu kitap gözle görülmeyen bir virüs yüzünden yüzyıllardır yavaş yavaş oluşan ve gelişen toplumların, medeniyetin yıkılışını anlatıyor. Medeniyet üçgeninin en tepesinde kendini konumlandıran insanların tapındıkları tüm değerlerin ve düşüncelerin sanki hiç var olmamış gibi sarsılması ve yerine asıl güç olan doğanın geçmesini okuyoruz. Toplumlardaki gelenekler, adetlerimiz, dillerimiz, tüm kültür ögeleri, yapıtlarımız, tabiata ellerimizle yaptığımız tüm o yapaylıkların, insan olmadan bir hiç olduğunu görüyoruz.
 Kitapta geçen üç torunun metaforik anlamda kral, asker ve rahibi betimliyor olması inanılmaz güzel bir ayrıntı olmuş. Torunlardan biri yönetmeye (kral), biri savaşa (asker), biri ise hurafelere (rahip) yatkın kişilikler; salgından altmış yıl geçmesiyle beraber ilkel hayatta büyüyen bu çocuklar, medeniyeti ve geçmişteki o şatafatlı hayatı yaşamış dedelerinden oldukça farklılaşıyorlar. Kitap boyunca da dede ve torunları arasındaki sohbeti okuyoruz.
Kitapla ilgili değinmem gereken bir diğer nokta çevirinin kalitesiyle ilgili. Okuduğum birkaç blog sayfası Jack Londan ile çevirmen Levent Cinemre'nin özdeşleştiğini ve yazar için ilk tercih edilmesi gereken çevirmen olduğundan bahsetmiş. Çeviri ve kitabın  dış tasarımının oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. 
Sonuç olarak kitap benim düşünce dünyamı etkileyen ve uzun vadede aklımdan çıkmayacak bir kitap oldu. Pandemi dönemi bitmişken ve -umarım- yenisi başlamadan araya sıkıştırılabilecek bir kitap. Söylemeden geçemeyeceğim eğer yazara başlamak ve diğer eserlerine de bakmak istiyorsanız en sevdiğim kitap olan Martin Eden'i de şiddetle öneririm.


7/10



Ocak 10, 2022

Genç Werther'in Acıları Kitap İncelemesi

 ilk yaz havası

beni niçin uyandırıyorsun

benimle niçin konuşuyor 

sevişmek istiyorsun

ben ise eriyorum

gökyüzünün damlalarıyla

solacak gibiyim

vakit yaklaşıyor

yakında kopacak fırtına

yapraklarımı dökecek 

yarın gelecek 

beni  tüm güzelliğimle görmüş yolcu

arayacak toprağın üstünde beni 

ama asla  bulamayacak


Bu güzel dizelerin ardından, bitirdikten sonra içinizde koca bir boşluk bırakacak bu güzel kitabı yorumlamaya başlayabiliriz. Yazıldığı dönemde büyük etki bırakan ve bu etkinin hala devam ettiği, zamanında birçok kişiyi intihar etmesi için gayretlendiren ve sebebi olan bu kitap, içinde büyük saplantılı bir aşkı ve aşıklarını, geçtiği dönem içindeki imkansızlığını çok karamsar ve ağır bir şekilde bizlere sunuyor. Kitap ne kadar anlaşılır olsa da çok sade bir dilde yazıldığını düşünmüyorum çünkü okurken bütün dikkatinizi de verseniz yer yer cümlelerin ağırlığı altında eziliyorsunuz. Okuduğum kadarıyla çok kısa sürede yazılan ve yazarın ilk romanı olan bir kitap. Buna rağmen harika bir anlatıma ve harika bir akışa sahip. Okuduğunuz zaman neden klasik olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Anlatımına biraz daha değinecek olursam kitapta altını çizmediğim neredeyse hiç bir sayfa olmadı. Cümleler, kelimeler o kadar özenle şeçilip dizilmiş ki Werther'in aşkına ikna olmamak için kalbinizin olmaması gerek. 

Gothe'den okuduğum ilk eserdi ve ikinci kez okumama rağmen yine aynı şekilde çok etkilendim. Kitap ve yazar hakkında olumsuz hiçbir yorumum yok ve eleştirecek haddi kendimde görmüyorum. Sadece bu konularda hassas olan kişilerin okumasını önermem onun dışında okuyacak yeterliliği olduğunu düşen herkese öneririm. 

10/10




Geçmiş günler,

 artık benim için

 anılara karışmış

 olacak. 

Kasım 02, 2021

Ayışığı Sokağı ve Korku Kitap Incelemesi

Bir anda aklıma esip başladığım ve bir saat içinde okuyup bitirdiğim ve yine sevdiğim bir öykü kitabı oldu. Stefan Zweig'ın bu kısa, karakterlerin psikolojik açıdan ayrıntılı anlatıldığı, hiç sıkmayan ve abartılı olmayan betimlemeleriyle yazdığı öykülerini okumak bana çok iyi geliyor. Zweig kısacık öykülerinden bile ortamı, karakterlerin derinliğini, yaşanan olayların travmatikliğini bence mükemmel anlatıyor. Yazım dili anlamında en sevdiğim yazarlardan biri ve ne yazarsan yazsın sıkılmadan okuyacağıma emin olduğum belki de tek yazar. 
Bu kitapta ise Ayışığı Sokağı ve Korku isimli iki öyküsü yer almakta. Ayışığı sokağı ilk sayfalarında önyargılı başladığım ama sonunu gayet beğenerek bitirdiğim bir öykü oldu. Açıkçası söylemek gerekirse yine çok kısa olsa da Bir Çöküşün Öyküsü beni çok daha etkilemişti ama yine bu öyküde de yeteri kadar duygu karmaşası yaşadım. Korku isimli öykü ise bence Ayışığı Sokağı'nı gölgede bırakmış. Tasvirler çok güzeldi ve okurken tamamen başkarakterlerimizin hissettiği yoğun korku ve stresi size de hissettirmeyi başaran bir hikaye. Olumsuz anlamda eleştireceğim hiçbir durum yok, Zweig sevenlerin okuması gereken bir kitap ve Zweig'a başlamak için de uygun kitap tercihi olduğunu düşünüyorum. 
Iyi okumalar dilerim efendim...

10/10

Kızıl Veba Kitap İncelemesi

    Covid-19'u ve pandemi dönemini en ağır şartlarıyla atlatan bir nesil olarak o zamanları atlattıktan sonra bu kitabı okumak farklı bi...