ilk yayın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilk yayın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ocak 10, 2022

Green Book - Yeşil Rehber Film İncelemesi

 İçinde bir sürü sorun, kavga, haksızlık, adaletsizliğin olduğu bir yol ama yol arkadaşınızı her gün daha da tanıdığınız ve daha da sevdiğiniz, içinde bir sürü güzel ve kötü maceraların olduğu bir yolculuğa hazır mısınız?

Bu güzel film geçtiği dönem içindeki birçok haksızlığa ve saf kötülüğe ayna tutar nitelikte. İzlerken sizi yer yer çok üzecek yer yer de kahkaha attıracak ve bolca düşündürecek bir film. 

Sakin ve durgun bir film olmasına rağmen karakterleri o kadar çok seviyor ve benimsiyorsunuz ki iki küsur saatlik film akıp gidiyor. Film boyunca araba oturan üçüncü bir yolcu gibi hissettim çünkü konu ve karakterler o kadar samimi ve dozunda ki ister istemez filme dahil oluyorsunuz. Bu macera boyunca Tony'in samimiyetine ve aşırılıklarına, Don'un ise kibarlığına ve entelektüelliğine bağlanacaksınız. 

Filmle ilgili bir önerim ise konusuna bakmadan kötü hissettiğiniz bir zaman direkt açıp izlemeniz. Eminim ki film bittiğinde üzüldüğünüz şey kafanızdan uçup gitmiş ve pamuk gibi olmuşsunuz. Evet belki de filmin en çok bu özelliğini sevdim, samimiyetini. Konusuna bakmamanızı önermemin sebebi ise sondaki yazılar akarken karşınıza çıkan bilgileri görüp daha da mutlu olmanız. 

Filmin son aşamasına geldiniz tebrikler. Son aşama tüm yolculuk boyunca gördüğünüz o güzel manzaraları, dökülen yaprakları, süzülen karı, yediğiniz kızarmış tavuğu, dinlediğiniz o güzel şarkıları, piyanonun ruhunuza dokunan o şahane sesini unutmamanız. Ha bir de son olarak eksiklerinizi tamamlayan ve size her daim destek ve yol arkadaşı olan güzel arkadaşları...




Bu film, umarım bu zorluklara ve bu adaletsizliklere sebep olan kişilere anlamaları gereken ana fikri anlatabilmiştir. 
İzleyecek olan herkese iyi seyirler efendim, esen kalın...





Temmuz 26, 2021

FÜREYA KİTAP İNCELEMESI

 

 Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya'nın hayat hikayesini, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki yoksul ve soylu halk kesimlerinin değişimini, yaşadıklarını, ülkenin adaptasyon sürecini ve Füreya'nın bağımsız, özgür bir kadın sanatçı olma macerasını okuyoruz. Biyografi türünde olan bu eser sizi hiç sıkmadan, yeni tanıştığınız birinin size kendini anlatması gibi, geri dönüş tekniği ile bu ilginç ve çalkantılı hayatı bizlere sunuyor. Biyografi okumaya karşı önyargılıysanız lütfen bu kitabı okuyarak bütün tabularınızı yıkın. Açıkçası kendi adıma biyografi kitaplarına, yazılarına karşı olan düşüncelerimi değiştirdiğini söyleyebilirim. Çünkü gerçekten çok güzel bir kitap ve serüvendi. Bütün bu süreç boyunca kitap okumaktan çok bir insanın yaşamını izlemiş gibi hissettim, sanki Füreya ile büyüdüm, onunla yaşlandım, bütün olaylar yaşanırken yanı başında gibi hissettim. Çok etkileyici bir kitap ve kişiyle tanışmış oldum.

 Ayrıca belirtmeliyim ki Ayşe Kulin'in harika bir anlatımı ve tarzı var. Kitaptan bu kadar etkilenmemin sebebi Kulin'in karakteri bu kadar güzel anlayıp analiz etmesi ve bunu o güzel kalemiyle anlatması oldu. Kitabı bizzat Füreya'nın ağzından okusam muhtemelen bu kadar etkilenmezdim. Ayşe Kulin adına çok güzel bir başlangıç ve deneyim oldu benim için. Yazarın diğer kitaplarına hız kesmeden devam etmek istiyorum. 

Birçok kişi için aydınlanma yaratacak bir kitap olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Füreya tüm zorluklara, tüm yaşananlara göğüs gerip hâlâ içindeki sanat aşkını ve yaşama sevincini sürdürmeye çalışıyor. Bunun da karakterimizin en güzel ve en güçlü özelliği olduğunu düşünüyorum.

Kitap biyografi tarzında olsa da birçok tarihi olayı ve hikayeyi de bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda tarihteki önemli karakterleri, yazarları, şairleri, ressamları, savaş kahramanları içeriyor. Özellikle Atatürk'ün geçtiği bölümler beni çok mutlu etti ve gözlerim dolu dolu okudum diyebilirim.

Sonuç olarak çok sevdiğim bir kitap oldu. Biyografi türüne veya Ayşe Kulin'e başlamak istiyorsanız gözünüz kapalı öneririm.

Ayrıca kitabın son kısımlarında olan fotoğraflar - özellikle Ara Güler'e ait olanlar - hikayeyi çok güzel bir şekilde sonlandırmıştı. Ancak benim önerim tüm kitabı okuduktan sonra fotoğraflara bakmanız olacak. Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim, okur kalın.!



Sevdiğim Alıntılar:

"Bugünün insanı," dedi Füreya. "Bir boşluğa doğru gidiyorlar, baksana. Kişiliklerini yitirmişler. Ruhları ölü. Beklentileri yok. Yaşamıyorlar. Belki de çok şeyleri var ama hiçbir şeyleri yok gibi." 

Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü.

Burası Türkiye. Burada sanatçılar, yazarlar, müzisyenler hiçbir zaman onları zengin etmeye yetecek parayı kazanamazlar. Gerçek sanatçılar her zaman olduğu gibi, yine yolsuz. Olsun! Belki de yaratıcı olabilmenin bir bedelidir yoksulluğun verdiği tevekkül ve alçakgönüllülük. 

Yaşam, insanlara affetmeyi de öğretiyor, ölümü kanıksamayı da. Ölüm! Soğuk, antipatik, siyah renkli sözcük. Ne çok ölüm yaşıyor insan hayatı boyunca.

     ''Hiç düş kırıklığına uğramayanlar, hiç umut beslememiş olanlardır. ''

                               Bernard Shaw 

Ocak 24, 2021

Veronika Ölmek İstiyor Kitap Yorumu

 


                       VERONİKA ÖLMEK İSTİYOR

Böyle bir işe böyle bir kitap ile başlamak benim için büyük bir şans oldu. Çünkü kitabı okuduktan sonra kafamda çok fazla şey döndü, bana çok şey kattığını,  kitaba başladığımda ve bitirdiğimde farklı şeyler düşündüğümü,  olgunlaştığımı hissettim. Tabii ki herkes benim kadar etkilenmemiş olabilir bunun sebebini okuyanın yaşına, hayat tarzına yorabilirim. Benim de etkilenmemin sebebini uzun zamandır zor bir dönemden geçmeme yoruyorum. 

Neyse biz artık kitabı  incelemeye geçelim. Konusundan bahsedecek  olursak; hayattan artık zevk alamayan, hayatın tamamen sıkıcı bir rutinden oluştuğunu düşünen Veronika isimli karakterimizin yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bütün bunların üzerine başarısız bir intihar girişiminin ardından kendini şehrin en ünlü hastanesinde bulur. Kısa bir ömrünün kaldığını öğrenen Veronika ölümünü büyük bir soğukkanlılıkla beklemeye başlar. Biz de bu büyük korku ve bekleyiş ile birlikte kendini keşfetmesini, tüm düzeni sorgulamasını, aşkı bulmasını okuyoruz. 

Benim yorumuma gelirsek kesinlikle etkileyici bir kitap olduğunu, toplumun bütün normlarını sarsacak derece sorgulayıcı, hayatın tüm güzelliklerini fark etmemize yarayacak kadar farkındalık yaratacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ölmeden önce kesinlikle okumalısınız. Kitabın sonuna gelirsek bence çok güzel bir şekilde bağlandı ve kitabın etkileyiciliğini arttırdı. Psikoloji konusuna zaten çok ilgiliydim bu yönden de beni çok tatmin etti. Demem o ki olaydan daha çok duygusal durumlar işlenmiş ve bu durum birçok okuyucunun ilgisini çekmeyebilir. Bunu bilerek okumanızı tavsiye ederim. 

Karakterlere değinmeden olmaz. Her karakterin özellikle yaratıldığı o kadar belli ki. Tüm karakterler çok güçlü ve her birinin değindiği önemli bir konusu ve davası var. Sadece bunlar için bile okunabilir. 

1998 yılında yazılmış bir roman olsa da günümüze ışık tutan bir kitap eğer böyle bir önyargı ile kitabı okumazsanız çok önemli bir değeri kaybetmiş olursunuz.

Yazım dili anlaşılır ve sade olsa da kitabı bitirdikten sonra her insanın farklı şeyler kazanabileceğini, kendi hangi yönden eksikse o yönden tamamlayabileceğini düşünüyorum. Benim  yorumlarım bu kadar ve bu yorumumu bir cümle ile bitirmek istiyorum. Yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim takipte kalın. 

HERKESİN NE OLURSA OLSUN HAYATTA KALMAK İÇİN SAVAŞ VERDİĞİ BİR DÜNYADA, ÖLMEYE KARAR VERENLERİ ANLAMAK KOLAY MI ?


                                      




Kızıl Veba Kitap İncelemesi

    Covid-19'u ve pandemi dönemini en ağır şartlarıyla atlatan bir nesil olarak o zamanları atlattıktan sonra bu kitabı okumak farklı bi...